Okullar Açıldı, Enfeksiyonlara Dikkat: Çocuklarda Sonbahar Hastalıklarına Karşı 20 Saniyelik Koruma

Özel Denipol Denipollife Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Rıza Çiftçioğlu, okulların açılmasıyla birlikte çocuklarda artış gösteren üst solunum yolu ve mide-bağırsak enfeksiyonlarına karşı aileleri uyardı. Çiftçioğlu, hastalıklardan korunmada doğru hijyen alışkanlıklarının yanı sıra dengeli beslenme, yeterli uyku ve aşı takibinin önemine dikkat çekti.

Okulların açılması ve sonbahar mevsiminin başlamasıyla birlikte çocuklarda nezle, grip, üst solunum yolu enfeksiyonları ve viral gastroenterit gibi hastalıkların daha sık görülmeye başladığını belirten Özel Denipol Denipollife Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Rıza Çiftçioğlu, özellikle kreş ve okul çağındaki çocuklarda enfeksiyonların hızlı yayılabildiğine dikkat çekti. Çocukların günün önemli bir bölümünü kapalı ve kalabalık sınıf ortamlarında geçirmesinin bulaşı kolaylaştırdığını ifade eden Dr. Çiftçioğlu, “Okulların açılmasıyla birlikte çocukların birbirleriyle yakın teması artıyor. Ortak kullanım alanları, sınıflar ve oyun alanları enfeksiyonların yayılması açısından uygun ortamlar oluşturabiliyor. Özellikle okula veya kreşe yeni başlayan çocuklarda daha önce karşılaşılmamış mikroorganizmalarla temasın artması nedeniyle enfeksiyonlar daha sık görülebiliyor” dedi.   “El yıkama, çocuklarda en önemli korunma adımlarından biri”   Enfeksiyonların yayılmasının önlenmesinde çocuklara küçük yaşlardan itibaren doğru hijyen alışkanlıklarının kazandırılması gerektiğini vurgulayan Çiftçioğlu, el temizliğinin en önemli korunma yöntemlerinden biri olduğunu söyledi.   Çocukların ellerini sabun ve suyla en az 20 saniye boyunca ovalayarak yıkaması gerektiğini belirten Çiftçioğlu, özellikle yemeklerden önce, tuvalet sonrasında ve okuldan eve geldiklerinde el hijyenine dikkat edilmesinin önem taşıdığını ifade etti. Çiftçioğlu, “Çocuklara yalnızca ellerini yıkamalarını söylemek yerine, doğru el yıkama tekniğini de öğretmek gerekiyor. Bunun bir alışkanlığa dönüşmesi, enfeksiyonların yayılmasını azaltmada önemli bir rol oynar” diye konuştu.   Öksürme ve hapşırma sırasında ağız ve burnun dirsek içiyle kapatılmasının da bulaş riskini azaltacağını belirten Çiftçioğlu, suluk, havlu, çatal-kaşık gibi kişisel eşyaların paylaşılmaması gerektiğinin altını çizdi.   Sınıfların havalandırılması önemli   Kapalı ortamlarda düzenli havalandırmanın da enfeksiyonların yayılmasının önlenmesinde önemli olduğunu ifade eden Çiftçioğlu, sınıf ve ortak kullanım alanlarının uygun aralıklarla havalandırılması gerektiğini söyledi.   Çiftçioğlu, “Kalabalık ve uzun süre kapalı kalan sınıflarda düzenli havalandırma, ortam havasındaki mikroorganizma yoğunluğunun azaltılmasına katkı sağlayabilir. Bu nedenle okul yönetimleri, öğretmenler ve aileler hijyen konusunda birlikte hareket etmeli” dedi.   Bağışıklık için dengeli beslenme ve kaliteli uyku şart   Çocukların enfeksiyonlara karşı direncinde yaşam tarzı alışkanlıklarının da önemli olduğunu belirten Çiftçioğlu, dengeli beslenme ve yeterli uykunun göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.   Güne besleyici bir kahvaltıyla başlamanın önemine değinen Çiftçioğlu, çocukların beslenme düzeninde taze meyve ve sebzeler, yeterli protein kaynakları ve uygun miktarda kuruyemiş gibi besinlere yer verilmesini; paketli ve besin değeri düşük gıdaların ise sınırlandırılmasını önerdi.   Uyku düzeninin de bağışıklık sistemi açısından önemli olduğunu belirten Çiftçioğlu, “Çocukların yaşlarına uygun ve düzenli uyku alışkanlığı kazanmaları gerekiyor. Özellikle okul döneminde geç saatlere kadar ekran karşısında kalmak uyku düzenini olumsuz etkileyebilir. Yeterli ve kaliteli uyku, çocukların genel sağlığı açısından büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.   Aşı ve rutin kontroller ihmal edilmemeli   Çocukların rutin sağlık kontrollerinin takip edilmesi ve yaşlarına uygun aşıların zamanında yaptırılmasının da hastalıklardan korunmada önemli olduğunu belirten Çiftçioğlu, ailelerin çocuklarının aşı takvimlerini düzenli olarak kontrol etmeleri gerektiğini söyledi.   “Koruyucu sağlık yaklaşımı, çocuk hastalıklarında tedaviden önce geliyor” diyen Çiftçioğlu, ailelerin çocuklarının sağlık kontrollerini aksatmamasının önemine dikkat çekti.   Ateş ve belirgin halsizlik varsa okula gönderilmemeli   Hastalık belirtileri gösteren çocukların hem kendi sağlıkları hem de diğer çocukların korunması açısından evde dinlendirilmesi gerektiğini belirten Çiftçioğlu, özellikle ateş, belirgin halsizlik, yoğun öksürük, kusma, ishal veya sıvı kaybı belirtileri bulunan çocukların okula gönderilmemesi gerektiğini ifade etti.   Çiftçioğlu, “Çocuğun hastalığı sırasında dinlenmesi hem iyileşme sürecine katkı sağlar hem de enfeksiyonun sınıftaki diğer çocuklara bulaşma ihtimalini azaltır. Şikâyetlerin uzaması, çocuğun genel durumunun kötüleşmesi, yeterli sıvı alamaması veya aileyi endişelendiren başka belirtilerin ortaya çıkması halinde mutlaka bir hekime başvurulmalı” dedi.   Çocukların sağlıklı bir eğitim dönemi geçirebilmesi için ailelere, öğretmenlere ve sağlık çalışanlarına önemli sorumluluklar düştüğünü belirten Dr. Ali Rıza Çiftçioğlu, doğru hijyen alışkanlıklarının küçük yaşlardan itibaren kazandırılması, sağlıklı beslenme ve uyku düzeninin korunması ve koruyucu sağlık uygulamalarının aksatılmamasıyla sonbahar-kış dönemindeki enfeksiyonların etkisinin azaltılabileceğini ifade etti.